Tüm sorularınız için canlı desteğe hemen ulaşın0541 356 67 39

İnterstisyel Sistit Artık Korkulu Rüya Olmayabilir

Tibet Erdoğru4 dk okuma1 görüntülenme
İnterstisyel Sistit Artık Korkulu Rüya Olmayabilir

İnterstisyel Sistit (Ağrılı Mesane Sendromu) Nedir?

İnterstisyel Sistit (Ağrılı Mesane Sendromu) Nedir?

Günümüzde üroloji alanında, özellikle kadınların hayat kalitesini derinden etkileyen en önemli sağlık sorunlarından biri Ağrılı Mesane Sendromu, bilinen diğer adıyla İnterstisyel Sistit'tir (İS). Sürekli tuvalete gitme ihtiyacı, mesanede dolgunluk hissiyle gelen şiddetli ağrı ve hayatı adeta bir kısır döngüye sokan bu hastalık, güncel bilgilerimizle çok yönlü ve ileri teknolojili tedavi seçenekleriyle artık korkulu bir rüya olmak zorunda değil.

Hastalığın Temel Nedeni Nedir?

İnterstisyel sistitin kesin nedeni tam olarak bilinmese de, mesane içyüzeyindeki yapısal mikroskobik bozulmalar süreci açıklamaktadır. Mesanenin iç yüzeyini (mukoza) kaplayan ve koruyucu bir bariyer görevi gören Glikozaminoglikan (GAG) tabakası bulunur. Bu tabakanın yıkılması veya onarım mekanizmasının çökmesi sonucu, idrarın kimyasal bileşenleri doğrudan mukozanın altındaki çok duyarlı C sinir lifleri ile temas eder. Bu temas, mesanede şiddetli gerilme ve ağrı hissini tetikleyerek acil idrara çıkma ihtiyacı doğurur. Ardışık geçirilen idrar yolu enfeksiyonlarının (sistit) bu tabakada hasara ve sinir uçlarında inflamatuar (iltihabi) reaksiyonları tetiklediği ve buna zemin hazırladığı düşünülmektedir.

İnterstisyel Sistit Belirtileri Nelerdir?

Eğer aşağıdaki belirtileri yaşıyorsanız, İnterstisyel Sistit’ten şüphelenmek gerekir:

  • İdrar kesesinde idrarın birikmesi başladığı andan itibaren yanma, batma bazen şiddetli ağrı ve acil idrar hissi.
  • İdrarı boşalttıktan sonra ağrıda geçici bir süreliğine rahatlama.
  • Gün içinde 7-8 kereden fazla, bazen 20-30 kereye varan idrara çıkma ihtiyacı ve geceleri (3-4 kereden fazla) tuvalete kalkma.
  • İdrar tahlillerinin ve kültürlerinin %95 oranında tamamen temiz çıkması (mikrop veya kan hücresi bulunmaması).

Sık Yapılan Hata: Su İçmeyi Bırakmak

Ağrılı mesane sendromu hastaları, mesanedeki ağrıdan dolayı ve sık tuvalete gitmemek için genellikle su içmeyi azaltırlar. Ancak bu büyük hatadır! Su tüketimi azaldıkça böbreklerin oluşturduğu idrarın konsantrasyonu ve içindeki kimyasal yoğunluk artar. Daha yoğun kimyasal içeren idrar, koruyucu bariyeri aşınmış olan sinir uçlarını daha fazla tahriş eder ve ağrıyı şiddetlendirir. Bol su içmek idrarı seyrelterek bu tahrişi azaltır.

Doğru Teşhis Nasıl Konulur?

Şikayetlerin dinlenmesi ve detaylı öykünün ardından en kesin tanı yöntemi, anestezi altında yapılan sistoskopi (endoskopi) ve hidrodistansiyon (mesanenin sıvı ile şişirilmesi) işlemidir. Bu işlem sırasında şunlara bakılır:

  1. Peteşiyal Kanamalar (Glomerülasyonlar): Mesane gerilip boşaltıldıktan sonra mukozada beliren nokta tarzı kanamalar.
  2. Hunner Ülseri: İleri vakalarda mesane mukozasında görülen ciddi yaralanmalar (ülserler).
  3. Mesane Kapasitesi: Normal anestezi altında 700-800 cc olan mesane kapasitesi, interstisyel sistit hastalarında 300-400 cc'ye, hatta 150 cc'ye kadar düşmüş olabilir.

İnterstisyel Sistit Tedavisi: Güncel ve İleri Yaklaşımlar

Hastalığın tedavisi,

şikayetlerin şiddetine ve mesane kapasitesine göre basamaklandırılabilir:

Ağızdan ve Mesane İçi İlaç Tedavileri:

GAG tabakasını onarmak için Pentosan Polisülfat Sodyum (Elmiron) ve ağrı kontrolü için Amitriptilin türevi ilaçlar kullanılır. Ayrıca mesane içine direkt uygulanan yıkama tedavileri (Heparin vb.) ile mukoza restorasyonu hedeflenir.

Diyet Modifikasyonu:

Asitli içecekler, kahve, çay, domates ve yüksek C vitamini içeren gıdalardan uzak durulan asitten kısıtlı diyetler uygulanır. Ancak kronikleşmiş vakalarda diyet ve oral ilaçlar tek başına yeterli olmayabilir.

Kombine Uzatılmış Anti-Enflamatuar Hidrodistansiyon ve Pudendal Sinir Blokajı:

Ağızdan ve mesane içi tedavilere yanıt vermeyen vakalarda, anestezi altında uzatılmış antienflamatuar hidrodistansiyon işlemi ile eş zamanlı olarak iki taraflı Pudendal Sinir Blokajı (steroid ve lokal anestezik enjeksiyonu) uygulanmaktadır. Bu kombine yaklaşım, hastaların %80'inden fazlasında ağrılarda ve gece idrara çıkma şikayetlerinde çok belirgin bir iyileşme sağlamakta, kazanılan bu başarı kalıcı veya uzun süreli olabilmektedir.

İleri Evrelerde Robotik Cerrahi:

Mesane kapasitesi geri döndürülemeyecek kadar küçülmüş (fibrotik mesane) ve diğer tedavilerden fayda görmeyen çok kısıtlı bir hasta grubunda, Robotik Cerrahi devreye girmektedir. Mesane tabanı korunarak ince bağırsaktan mesaneye yama yapılarak (Ogmentasyon) kapasite artırılır. Çok daha ileri vakalarda ise hastalıklı mesane tamamen çıkartılarak ince bağırsaktan Yapay Mesane (Neobladder) oluşturulur. Robotik cerrahinin sağladığı minimal invaziv (kapalı) yaklaşım sayesinde, açık cerrahinin zorlukları aşılmakta ve hastalar tümüyle iyileşmektedir.

Prof. Dr. Tibet Erdoğru

Üroloji

PaylaşXFacebookLinkedInWhatsApp

İlgili Yazılar

IsoPSA Nedir?Öne çıkan
Üroloji

IsoPSA Nedir?

IsoPSA, prostat kanseri riskini belirlemek ve özellikle klinik olarak anlamlı (yüksek dereceli) prostat kanserini iyi huylu prostat hastalıklarından ayırmak için geliştirilmiştir.