# Papiller Tiroid Kanseri Patolojik Alt Tipleri Nedir?

Kaynak: https://ekonsey.com/tr/blog/genel/papiller-tiroid-kanseri-patolojik-alt-tipleri-nedir

Tiroid kanserinde en sık görülen tip Papiller tip Tiroid Kanser’dir.

## İçerik

Tüm Papiller Tiroid Kanserleri (Karsinomları) aynı şekilde seyretmez. Patologlar, mikroskop altında farklı görünen ve farklı davranışlar sergileyebilen tümörleri tanımlamak için "alt tip" (bazen "varyant" olarak da adlandırılır) terimini kullanırlar. Alt tiplerin çoğu, aşağıda açıklanan klasik alt tip gibi seyreder. Daha az bir kısmı ise daha agresif davranır; daha yoğun bir tedavi ve yakın takip gerektirebilir. Klasik Alt Tip Klasik alt tip (konvansiyonel alt tip olarak da adlandırılır) en sık görülen formdur. Tümör hücreleri papillalar (parmaksı çıkıntılar) oluşturur ve papiller tiroid karsinomunun tüm tipik nükleer (çekirdeksel) özelliklerini gösterir. Klasik alt tip genellikle boyundaki lenf düğümlerine yayılır, ancak tedaviyle birlikte genellikle çok iyi bir sağkalım / klinik seyir (prognoz) gösterir. İnfiltratif Foliküler Alt Tip İnfiltratif foliküler alt tipte tümör hücreleri, papillalar yerine folikül adı verilen küçük yuvarlak gruplar halinde büyür. Diğer bazı foliküler paternli tümörlerin aksine, bu alt tipte belirgin bir kapsül (sınır) yoktur ve tümör çevre tiroid dokusunun içine doğru sınırları belirsiz şekilde (infiltratif) büyür. Buna rağmen, klinik seyri genellikle klasik alt tipe benzer. Onkositik Alt Tip Onkositik alt tipte tümör hücreleri normalden daha büyüktür; kanser hücreleri mitokondri (hücrenin enerji fabrikaları) adı verilen yapılarla dolu oldukları için mikroskop altında parlak pembe görünürler. Bunlar bazen "Hürthle hücreleri" olarak da adlandırılır. Bu alt tipin prognozu genellikle klasik alt tiple benzerdir. Uzun Hücreli (Tall Cell) Alt Tip Uzun hücreli alt tip, daha agresif kabul edilen bir formdur. Tümör hücrelerinin boyu, enlerinin en az üç katı uzunluktadır. Bu alt tip ileri yaştaki yetişkinlerde daha sık görülür, tiroid dışına taşma olasılığı daha yüksektir ve lenf düğümlerine daha sık yayılır. Ayrıca BRAF V600E mutasyonu taşıma olasılığı da daha yüksektir (aşağıdaki biyobelirteçlere bakınız). Ayakkabıcı Çivisi (Hobnail) Alt Tip Hobnail alt tip, tümör hücrelerinin şişkin çekirdekleri ve dar tabanlarıyla papilla yüzeyinden dışarı sarkıyormuş gibi göründüğü agresif bir formdur; bu şekil bir kabara çivisine (ayakkabıcı çivisi) benzer. Bu alt tipin tiroid dışına taşma, lenf düğümlerine ve kemik gibi uzak bölgelere yayılma olasılığı daha yüksektir. Solid/Trabeküler Alt Tip Bu alt tipte tümör hücreleri, papilla oluşturmak yerine solid (masif) yuvalar veya uzun kordonlar halinde büyür. Klasik alt tipe göre daha agresif seyretme eğilimindedir ve akciğer gibi uzak organlara yayılma riski daha yüksektir. Difüz Sklerozan Alt Tip Difüz sklerozan alt tip, çocuklarda ve genç erişkinlerde daha sık görülür. Genellikle tiroidin her iki lobunu da tutar, bez genelinde yaygın skarlanma (nedbeleşme) gösterir; boyundaki lenf düğümlerine ve akciğerlere sıklıkla yayılır. İlk tanı anında daha agresif bir tablo sergilemesine rağmen, özellikle genç hastalarda uzun vadeli tedavi sonuçları genellikle yüz güldürücüdür. Kolumnar Alt Tip Kolumnar alt tip nadirdir ancak agresif seyreder. Tümör, çekirdekleri birbiri üzerine katmanlaşmış gibi (psödostratifiye) görünen uzun, kolumnar (sütunsu) hücrelerden oluşur. Klasik alt tipe kıyasla tiroid dışına ve uzak organlara yayılma olasılığı daha yüksektir. Tiroid Kanserinde Patolojik Belirteçler: BRAF V600E, RAS, RET Nedir? BRAF V600E Mutasyonu BRAF geni, hücre büyümesini kontrol etmeye yardımcı olan bir protein üretir. V600E mutasyonu olarak adlandırılan spesifik bir değişim, bu proteinin sürekli "açık" (aktif) kalmasına neden olarak tümör büyümesini tetikler. BRAF V600E, papiller tiroid karsinomunda en sık görülen moleküler değişikliktir; özellikle klasik ve uzun hücreli (tall cell) alt tiplerinde yaygındır. BRAF V600E mutasyonu taşıyan tümörler daha agresif seyredebilir ve bazen radyoaktif iyot (atom) tedavisine daha az yanıt verebilir. Standart tedavilerle kontrol altına alınamayan ileri evre vakalarda, BRAF'ı bloke eden hedefleyici ilaçlar (örneğin Trametinib ile kombine edilen Dabrafenib) etkili olabilmektedir. RAS Mutasyonları RAS gen ailesi de (HRAS, KRAS ve NRAS) hücre büyümesini kontrol etmeye yardımcı olan proteinler üretir. Bu genlerdeki mutasyonlar en sık, infiltratif foliküler alt tip de dahil olmak üzere foliküler paternli papiller tiroid karsinomlarında bulunur. RAS mutasyonlu tümörler, BRAF mutasyonlu tümörlere kıyasla daha az agresif seyretme eğilimindedir; ancak lenf düğümleri yerine kan yoluyla yayılma riskleri biraz daha yüksek olabilir. RET Füzyonları (RET/PTC Düzenlenmeleri) Füzyon, bir genin bir kısmının başka bir genin parçasıyla birleşerek anormal bir protein oluşturmasıyla meydana gelir. Papiller tiroid karsinomunda, RET genini içeren füzyonlar (genellikle RET/PTC düzenlenmeleri olarak adlandırılır) hücreye sürekli büyüme sinyalleri gönderen bir protein üretir. Bu füzyonlar genç hastalarda ve radyasyona maruz kalma geçmişi olan kişilerde daha yaygındır. Tümör standart tedaviyle kontrol altına alınamadığında, RET'i bloke eden hedefleyici ilaçlar (Selperkatinib ve Pralsetinib gibi) oldukça etkili olabilmektedir. Tiroid Kanseri Patolojisinde Vasküler İnvazyon (Damar İnvazyonu) Nedir? Vasküler invazyon (bazen anjiyoinvazyon olarak da adlandırılır), tümör hücrelerinin ana tümörün dışındaki kılcal kan damarlarının içine girdiği anlamına gelir. Tümör hücreleri kan dolaşımına ulaştığında, akciğerler veya kemikler gibi vücudun uzak bölgelerine seyahat edebilirler. Vasküler invazyonun varlığı, hastalığın daha agresif seyrettiğinin bir işaretidir; hem tedavi hem de takip sürecini etkileyebilir. Tiroid Kanseri Patolojisinde Lenfatik İnvazyon Nedir? Lenfatik invazyon, tümör hücrelerinin lenf adı verilen bir sıvıyı lenf düğümlerine doğru taşıyan küçük damarlar olan lenf kanallarına girdiği anlamına gelir. Papiller tiroid karsinomu, boyundaki lenf düğümlerine genellikle bu yolla yayılır. Lenfatik invazyon, özellikle genç hastalarda uzun vadeli sonuçlar üzerinde her zaman büyük bir etkiye sahip olmasa da yakındaki lenf düğümlerinin kanser içerme olasılığını artırır. Tiroid Kanseri Patolojisinde Ekstranodal Yayılım (ENE) Nedir? Ekstranodal yayılım (ENE), patologların kanser hücrelerinin bir lenf düğümünün dışına, çevre dokuya yayıldığı durumları tanımlamak için kullandıkları bir terimdir. Lenf düğümleri, zararlı maddelerin filtrelenmesine yardımcı olan küçük bağışıklık organlarıdır ve genellikle kanserin ilk yayıldığı yerlerden biridir. Normal şartlarda, bir lenf düğümüne ulaşan kanser hücreleri, lenf düğümünü çevreleyen ince bir doku tabakası olan kapsülün içinde kalır. Kanser hücreleri bu kapsülü yırtıp yakındaki dokuyu istila ettiğinde, bu durum ekstranodal yayılım olarak adlandırılır. ENE; baş ve boyun kanserleri, meme kanseri, melanoma ve diğerleri dahil olmak üzere birçok kanser türünde önemli bir bulgudur. Hastalığın daha agresif seyrettiğinin bir işareti olarak kabul edilir. Ekstranodal Yayılım Neden Önemlidir? Evreleme (Staging) Ekstranodal yayılımın varlığı, daha yüksek bir kanser evresiyle (stage) sonuçlanabilir. Bunun nedeni, ENE'nin kanserin sadece lenf düğümü içinde kalmadığını, aynı zamanda çevre bölgeye de yayılmaya başladığını göstermesidir; bu durum tümörün tamamen çıkarılmasını zorlaştırır ve yayılmaya devam etme olasılığını artırır. Prognoz (Hastalığın Seyri) Ekstranodal yayılım gösteren kanserler, genellikle daha yüksek nüks (tekrarlama) riski ve daha düşük genel sağkalım ile ilişkilendirilir. ENE, olumsuz bir prognostik faktör olarak kabul edilir; yani ENE saptanan hastaların prognozu, kanseri lenf düğümü içinde sınırlı kalan hastalara kıyasla genellikle daha kötüdür. Tedavi Planlaması Ekstranodal yayılımın saptanması sıklıkla daha agresif bir tedavi planına yol açar. Bu plan şunları içerebilir: Daha fazla çevre dokuyu çıkarmak için ek cerrahi. ENE'nin bulunduğu bölgeyi hedef alan radyoterapi (ışın tedavisi). Kanserin geri dönme riskini azaltmak için kemoterapi veya diğer sistemik tedaviler. Tedavi planı; kanserin türüne, kaç tane lenf düğümünün tutulduğuna ve ENE varlığına bağlı olarak değişiklik gösterecektir. Ekstranodal Yayılım Nasıl Tespit Edilir? Patologlar ekstranodal yayılımı, cerrahi sırasında çıkarılan lenf düğümlerini mikroskop altında inceleyerek tespit ederler. Tümör hücrelerinin lenf düğümü kapsülünü yırtarak dışarı çıktığına ve çevre yumuşak dokuyu istila ettiğine dair işaretleri ararlar. Patoloji raporunda ENE, şu terimler kullanılarak tanımlanabilir: Mikroskobik ekstranodal yayılım: Yalnızca mikroskop altında görülebilen yayılım. Makroskobik (Gross) ekstranodal yayılım: Cerrahi sırasında veya spesimen (parça) incelemesinde çıplak gözle görülebilen yayılım. Fokal veya sınırlı ENE: Küçük alanlarda görülen yayılım. Ekstansif (Yaygın) ENE: Tümörün düğüm dışına daha geniş alanlarda yayıldığı durumlar. Raporda ayrıca, kanserin kapsülün ne kadar uzağına yayıldığı da belirtilebilir ve bu durum evreleme ile tedaviyi etkileyebilir. Sağlıklı günler dileriz Prof. Dr. Akif Çiftçioğlu Patoloji

